ABD’nin taarruzları İran’ın nükleer tesislerine ziyan vermiş ve rejime ağır bir darbe indirmiş olsa da, program büsbütün yok edilebilmiş değil.
Ayrıca bu operasyonun, Tahran idaresini nükleer programının milletlerarası kontrolünü sona erdirmeye ve bomba geliştirmeye devam etmeyi düşünmeye itebileceği bedellendiriliyor.
İsrail’in günlerce süren hücumları sonucunda ordusunun ve hükümetinin üst kademeleri büyük kayıplar veren Dini Başkan Ayetullah Ali Hamaney, 11 gündür kamuoyuna görünmüyor fakat denetimi elinde tutmaya devam ediyor.
İran’ın diplomatik müttefikleri Rusya ve Çin art planda durmayı tercih ederken, bölgedeki silahlı vekilleri de zayıflamış durumda. İran’ın ABD’ye ziyan verecek imkanlara sahip olduğu belirtilirken, şimdilik hem Trump hem de Hamaney’in gerginliğin tırmanmasını önlemek için efor sarf ettiklerine dair işaretler var. Bu da, rastgele bir karşılığın ABD’yi yine hücuma itmeyecek halde maksatlı ve ölçülü olabileceği manasına geliyor.
Bununla birlikte İran, ABD’nin akınlarının sonuçları olacağı konusunda ihtarda bulunarak, birinci reaksiyonunda itidal gösterirken “tüm seçenekleri gizli tuttuğunu” belirtti. İran Meclisi de Hürmüz Boğazı’nı kapatma kararını onayladı. Bu büyüklükteki bir karar İran Yüksek Ulusal Güvenlik Kurulu isimli daha üst seviye bir idare organıyla koordineli olarak alan Hamaney’in açık onayı olmadan uygulanamıyor.
İran Dışişleri Bakanı ve aynı zamanda ülkenin baş nükleer müzakerecisi Abbas Araghchi, X hesabından, “Bu olaylar kabul edilemez ve sonsuza kadar sürecek sonuçları olacak” diye yazdı.

